20 Ağustos 2013 Salı

Hz Rabia kimdir? R4bia ne demek?

Hz Rabia kimdir? R4bia ne demek?


Hz Rabia, Tabiin devrinde yaşayan büyük hanım evliyalardandır. Dünya nimetlerine düşkün olmaması ve ibadetleriyle tanınmış bir hanımdır. Basra'da doğmuştur. Ailenin dördüncü çocuğu olduğundan ismini bu manaya gelen RABİA koydular. R4bia ne demek?
Hz Rabia'nın Babası çok fakir olduğundan o doğduğu gece evinde ihtiyaç olan malzemelerden şeylerden hiçbiri yoktu. Annesi çok ağlayıp üzülmüştü. O gece babası rüyasında Peygamber Efendimizi(sav) gördü ve kızının büyük bir kimse olacağı müjdelenip, Basra beyine bir kağıda; ‘Her gece Rasulullah’a yüz salavat-ı şerife getirdin, dün gece salavat getirmeyi unuttun, bunun için bu kağıdı getirene 400 dinar ver, diye yazıp götürmesini söyledi. Bunun üzerine babası böylece yazıp götürdü. Basra beyi memnuniyetle on bin kızıl altın verip,onlara hep yardım yapacağını söyledi. Bu günden sonra rahatlayıp kızlarını büyüttüler. r4bia ne demek?
Rabia-i Adeviyye biraz büyüyünce anna babası öldüler, kızkardeşleri hepsi bi tarafa dağıldı.. Basra'da kıtlık başgösterdi. Rabia da bir ihtiyara hizmete yani köleliğe başladı öyle ki bir gece ;’Ya Rabbi, biliyorsunki benim emelim senin emirlerine uymaktır. Eğer iş benim elimde olsa sana ibadetten bir an geri kalmazdım fakat ihtiyara hizmet ettiğim için sana gereği gibi ibadet edemiyorum derken efendisi bunları duydu ve onun nasıl bir kişi olduğunu anlayarak azad etti ve kabul ederse ona hizmet edebileceğini söyledi. Ancak Rabia-i Adeviyye bunu kabul etmeyerek onun yanından ayrıldı.
Günlerini sürekli ibadetle geçirirdi, geceleri de ibadet ederdi. Kefenini daima yanında taşır, namazını üzerinde kılardı. Kefenini yanına almadan gezdiğini, konuştuğunu kimse görmedi. Çok oruç tutardı. Bir defasında bir hafta yiyecek bulamadı,sekizinci gece açlığı iyice şiddetlendi,nefsine eziyet ettiğini düşünürken kapı çaldı. Bir tabak yemek getirdi,mum almaya gitmiştiki döndüğünde kedinin yemeğini döktüğünü gördü. Su bardağını almaya gitti mum söndü içmek isterken bardak düştü,kırıldı. O da ‘Ya Rabbi,bu zavallı kulunu imtihan ediyorsun,fakat acizliğimden sabredemiyorum!’diyerek ah çekti. Bu ahtan neredeyse ev yanacaktı. Bir ses duyuldu.’Ey Rabia,istersen dünya nimetlerini üstüne saçayım fakat gamımı alayım. Çünkü benim gamım ile dünya birarada bulunmaz! Bu sözü işitince şöyle dua etti; ‘Ya Rabbi, beni seninle meşgul eyle ve senden alıkoyacak işlere beni bulaştırma!’
Bir gece yarısı yine kalkmış Rabbiyle başbaşayken arkadan biri yaklaşmış onun minacatını dinliyor. ’Allah’ım gece oldu sevgililer sevgililerinin yataklarına gittiler. Aşık maşuk şimdi sarmaş dolaş. Benim MAŞUKUM SENSİN! BENDE KALKTIM SENİN YANINA GELDİM! Sana çeşitli şeyleri şefaatçi olarak arzediyorum.Benim sevgimde bir hayli derindir…İsteğim,dileğim çoktur. Aşığın maşuktan istediği herşeyi istiyorum. Aşkımı şefaatçi değil,senin bana olan alakanı şefaatçi yapıyorum!!!!!’ Dikkat ediniz bu emin bir kalbin ifadesidir.’Allah’ın sizi ne kadar sevdiğini öğrenmek istiyorsanız onu nekadar sevdiğinize bakın’ O öyle çok öyle delicesine seviyorduki Rabbininde onu nekadar sevdiğini bildiğinden kendi sevgisini değil Rabbinin ona olan sevgisini şefaatçi yapıyordu.
Rabia-tül Adeviyye son derece tevekkül ve sabır ve hertürlü güzel ahlaka sahip,dünyaya değer vermeyen yani düşkün olmayan,Rabbinin rızasından başka birşey düşünmeyen,gece ve gündüzünü ona ibadet ve tefekkürle geçiren,hayatı boyunca çok işkence ve eziyet görmesine rağmen imanından dönmeyip sabreden, kısacası gözlerine Rabbinin hayalinden başka hayal girmeyen çok yüce bir kadın evliyadır.752'de (doğumu bilinmemektedir) Kudüs civarında vefat etmiştir.Allah bizi onun şefaatine nail eylesin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder